Şifa Kaynağı “Kefir”

Uzun zamandır gerek işlerimin yoğunluğu gerek yeni bir işe heveslenerek internet üzerinden “Organizasyon Malzemeleri” satışı yapmaya başlamam ile birlikte buradan sizlerle paylaşımda bulunmadım. Fakat bu sürede de boş durmadım ve yıllar önce annem evde birkaç kez yaptığında lezzeti çok hoşumuza gitmediği için pek ilgi göstermediğimiz bir içecek olan KEFİR’e bir dönüş yaptım.

Kefir hafif ekşimsi tadı ve kıvamı ile ayrandan biraz farklı olsa da ayran niyetine yiyeceklerin yanında da içilebilecek serinletici bir içecek. Zaten kefirin yapımı da aynen yoğurtta olduğu gibi maya ile sütün buluşturulması ve birazcık beklenmesinden ibaret. Yapımı bu kadar basit olan ama çoğumuzun pek fazla tüketmediği bu içecek yüzyıllardır bir şifa kaynağı olarak kullanılıyor. Peki bu faydalar neler?

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Alerjik reaksiyonları azaltır
  • İltihaplanmayı azaltır
  • Bağırsakları temizler
  • Ödemi azaltır
  • Üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi gelir
  • Kolesterolü düşürür
  • Kalp ve karaciğer sağlığını korur
  • Mide ve bağırsak sorunlarını azaltır
  • Depresyon etkilerini azaltır
  • İdrar yolu enfeksiyonlarını engeller
  • Böbrek taşı oluşumunu engeller
  • Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar
  • Sinir sistemini güçlendirir
  • Damar sertliğini ve kas kasılmalarını önler

Kefir Nasıl Yapılır?

Kefirin yapımı oldukça basit fakat dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var; öncelikle kefirinizi mayalanma aşamasında oda sıcaklığında saklamalı ama süzdükten sonra buzdolabında saklamalısınız, kefir içeceğinize ya da kefir mayanıza hiçbir şekilde metal değdirmemelisiniz aksi takdirde zehirlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliriniz.

Kefir yapımı için gerekli malzemeler;

-Cam Kavanoz (kapağı metalse mayaların kapağa temas etmemesi gerekir)
-Plastik Süzgeç (plastik pirinç süzgeçlerinden)
-Orta Boy Tahta Kaşık
-Cam ya da Plastik bir Saklama Kabı (kefirinizi süzmek ve saklamak için kullanacaksınız)
-750 ml. günlük süt

Yapılışı;

Yaklaşık 1 yemek kaşığı maya 750 ml. sütü mayalamak için yeterli olmaktadır

  1. Kefirinizi aldığınızda süzgeçten geçirin ve süzgecin üzerinde kalan mayaları içme suyuyla yıkayın, karşınızda karnabahara çok benzeyen hafif sarımsı mayaları bulacaksınız. (Bu işlemi her defasında yapmanıza gerek yok ayda bir defa yapsanız yeterli olacaktır, fakat kefir mayanızı ilk aldığınızda yıkamanız faydalı olacaktır).
  2. Kefiri mayalayacağınız kabı mümkün olduğunca az deterjan ile yıkayın.
  3. Daha sonra 750 ml oda sıcaklığındaki sütü kavanoza boşaltıp üzerine mayaları koyun (mayaları ve sütü ekledikten sonra kavanozun en fazla 4/3’ünün dolu olmasına dikkat edin çünkü kefir mayalandıkça kabarıyor ve taşma tehlikesi olabiliyor) ve kabın kapağını gevşekçe kabın üzerine bırakın. Mayaladığınız sütü yaz aylarında güneş görmeyen bir dolapta kış aylarında ev serin oluyorsa bir havluya sarıp gene güneş görmeyen bir yere 24 saat bırakın. 24 saatin sonunda plastik süzgeçten geçirdiğiniz kefiri tahta kaşıkla biraz karıştırın ve gene cam ya da plastik bir saklama kabına alarak bir gece buzdolabında dinlenmeye alın. Ertesi gün kefirinizi afiyetle içebilirsiniz, bazı kaynaklara göre günde 1 su bardağı kefir içmenin ideal ölçü olduğu belirtiliyor.

Süzdükten sonra tadına baktığınızda daha ekşi olmasını isterseniz mayalanma süresini biraz daha uzatabilir, daha tatlı olmasını isterseniz süreyi kısaltabilirsiniz. Mayalanma işlemi sırasında malzemenin suyu ile maya kısmının ayrıldığını görürseniz endişelenmeyin bu fermente işleminin sağlıklı olarak gerçekleştiğinin bir göstergesidir, tahta bir kaşıkla hafifçe karıştırarak süzme işlemini gerçekleştirdiğinizde homojen bir karışım elde etmiş olursunuz.

Afiyet olsun

Kullanılan sayfalar

* http://www.7renkorganizasyon.com

* http://tr.wikipedia.org/wiki/Kefir

* http://saglik.bugun.com.tr/kefirin-9-faydasi-haberi/200686

* http://iyigelenyiyecekler.com/kefirin-faydalari

* http://kitananinguncesi.blogspot.com.tr/2012/06/evde-kefir-mayalama.html
* http://www.kefirtanesi.com/kefir-nasil-yapilir/

* https://www.google.com.tr/search?q=kefir&newwindow

* https://www.google.com.tr/search?q=kefir&newwindow=1&client

NE GÜZEL ŞEYDİR İNSANIN HAYATI BİR HAYVANLA PAYLAŞMASI

63697_10151255381394701_1397271454_n

Bu zamana kadar hep sağlığımız için yediklerimiz ile ilgili olarak yazı yazdım bu hafta ise ruh sağlığımızı iyileştirme ve güçlendirmeye yönelik bir yazı yazmak istedim.

Çocukluğumda  aralıklarla da olsa evimizde hep bir hayvanımız vardı; kuş, kaplumbağa, balık, yetişkinliğe geçiş dönemimde ise bunlara ek olarak dünya tatlısı bir köpeğimiz oldu, sanırım bu güne kadar gördüğüm en güzel köpek de oydu LADY, bembeyaz suratlı kar topu gibi minicik toparlacık bir Settar olarak evimize girdi. O gelene kadar kedilere ve köpeklere karşı hep bir mesafem vardı gerçi gene bir başka Lady ve çevremizdekilerin köpekleri sayesinde aradaki mesafe azalmıştı ama hiçbir zaman kapanmamıştı. Lady’nin savunmasız minik bir tüy yumağı olarak evimize girmesi ile birlikte o mesafe tamamen kapandı, önce minik bir bebek olması sonrasında da geçen sürede gelişen dostluk nedeni ile samimiyetimiz bayağı arttı biz nereye o oraya şeklinde bir ilişki gelişti aramızda. Fakat bizim okullarımızın olması, tam sorumluluk bilincimizin gelişmemiş olması, Lady’nin inatçı bir köpek olması ve  evde baş başa kaldıklarında annemin de Lady ile baş edememesi  sonucunda Lady babamın dükkanına gitmek zorunda kaldı ve bir süre sonra da yaşlılık nedeni ile öldü.

 

Lady öldükten birkaç sene sonra da yaşamıza Ares girdi ve dört yıldır şimdi bizimle. Lady’den sonra eve köpek almayız inadımız nedeni ile Ares bu zamana kadar yaşamını yazları Şile’deki evimizde kışları ise babamın dükkanında geçirdi, fakat bu kış gündüzleri gene babamla işte akşamları ise evde yaşıyor. Tabii bu durumda akşamları Ares’i sokağa çıkarma işi bana kalmış olup ara ara sinirleniyor da olsam onunla aynı evde yaşamak harika bir şey.

288475_10151010487404701_1948035604_o

 

Evde hayvan beslemek her ne kadar etrafı kirlettikleri dağıttıkları gerekçesi ile evin anneleri tarafından desteklenmiyor olsa da insanın bir hayvanının olması hele de evde olması paha biçilemez bir mutluluktur. Neden mi?

  • Eve her gelişiniz ya da onun her eve geri dönüşü onun için başlı başına bir mutluluk kaynağıdır, düşünsenize başka kim siz eve geldiniz diye bu kadar sevinir ve size sıkı sıkıya sarılır. O anda üzerinize bulaşan tüyler pati darbeleri ve bizim ki gibi orta boy bir cinsse üzerinize yaptığı baskıdan dolayı canınızın yanmasını hiç umursamazsınız.
  • Sizin onun kafasını bile okşamanız onun için çok büyük mutluluktur, sizin içinse tam bir dokunma terapisi. En son kim sadece kafasına dokundunuz diye bu kadar sevindi ve size aşkla sokuldu?
  • O istemeden suyunu yere dökmüştür, mamalarını dağıtmıştır, çamurlu ayaklarıyla halıya basmıştır ya da sokağa çıkmak için sürekli ayaklarınıza dolanıyordur ve siz kendinize hakim olmaz ciyak ciyak bağırırsınız o gider bir köşeye siner bekler bekler bekler, bir süre sonra oradan çıkar gelir ve sanki hiçbir şey olmamış siz onun kalbini kırmamışsınız gibi sevgiyle yanınıza sokulur ve sizden tek beklentisi onu sevmenizdir. Hangi insan bunu yapar?
  • Sana o kadar aşkla bağlıdır ki sıcaktan yansa da soğuktan donsa da eğer sana ulaşabileceği bir mesafedeyse, sen onun yanında olmasını istiyorsan sen neredeysen o da orada yanındadır, hiç şikayet etmez, sorun çıkarmaz çünkü onun tek mutluluk kaynağı orada sensindir. Senin için bugüne kadar kim hiç şikayet etmeden her koşulda yanında oldu?
  • Canın sıkılmıştır, yorgunsundur, mutsuzsundur eve gelirsin o seni karşılar ve bilir ki keyfin yok; gelir başını kalbinin üzerine koyar  ya da ayaklarına sarılır yatar ve öylece durur. Acıkır, susar, tuvaleti gelir ama sen git diyene kadar gitmez, hep yanında durur, çünkü ancak sen mutluysan o da mutludur.

 

İşte bu sepelerden dolayı bir hayvan edinmek gerekir, evine alamıyorsan sokak kapının önüne koyacağın bir tas su ve bir tas arta kalmış yemeğinle  ya da balkonuna koyacağın bir dilim ekmekle bir canın karnını doyurabilirsin  emin ol ki o senin kim olduğunu ne yapmak istediğini çok güzel anlar. Belki kimseye bu benim kedim/köpeğim/kuşum diye ilan edemezsin ama o iç huzuru mutluluk muhteşem bir histir.

416466_10150906581649701_70740795_o

Sevgiyle süren sağlıklı günlere.

 NOT: Benim diğer blogum olan http://www.7renkorganizasyon.com adresini de ziyaret etmenizi rica ederim

10 MUHTEŞEM YİYECEK

Hep doğal yemekten, sağlıklı gıdalar tüketmekten bahsediyoruz, ama pek çoğumuz ya zamansızlıktan ya fiyatları diğer gıdalara daha pahalı olduğundan ya da tatlarını sevmediğimizden sürekli olarak bu gıdaları tüketmeyi erteliyoruz. Ama yediden yetmişe tüm insanların tüketmesi gereken öyle gıdalar var ki beslenme listelerimize eklemeli ve ideal ölçülerde mümkün olduğunca sık tüketmeliyiz.

Avakado: Omega 3 bakımından oldukça zengin olan bu gıdayı salatalarınızın içerisine katabileceğiniz gibi ortadan ikiye bölerek kaşık kaşık da yiyebilirsiniz.

Görsel

Bezelye: Demir, protein, B vitamini ve antioksidanlar bakımından zengin olan bu sebze sayesinde bir öğünde almanız gereken tüm vitamin ve mineralleri alabilirsiniz. Ayrıca lifli yapısı sayesinde kabızlık sorunu yaşamamanız için de oldukça yardımcıdır.

Yaban Mersini: İçeriğindeki A vitamini, C vitamini ve antioksidanlar sayesinde beyin, kalp, göz, üriner sistem, beyin ve sinir sistemi açısından çok faydalıdır.

yaban mersini - Copy

Hindistan Cevizi: Anne sütüne benzer yapısı ile sindirim ve bağışıklık sistemini desteklemeye, kan şekerinin dengelenmesine yardımcıdır.

coconut - Copy

Chia Tohumu: Antioksidanlar, kalsiyum, omega 3, magnezyum, lif, demir, potasyum ve protein bakımından zengin yapısı ile vücutta bir orkestra şefi görevi üstlenir.

seeds - Copy

Koyu Yeşil Yapraklı Sebzeler: İçeriklerindeki zengin demir, K vitamini ve folik asit sayesinde iskelet sisteminin gelişimine yardımcıdırlar.

Yumurta: İçeriğindeki B vitamini, protein, omega 3, D vitamini, folat, antioksidanlar, çinko, demir, selenyum sayesinde beyin gelişimi ve işlevlerinin korunması, bağışıklığın güçlendirilmesi konusunda önemli bir görev üstlenir.

Yulaf: Çözünebilir ve çözünemez lifli yapısı, içeriğinde bulunan E vitamini, çinko, demir, magnezyum ve selenyum sayesinde protein bakımından çok zengindir. Çorbalara pirinç ya da bulgur yerine katılabileceği gibi bir kase yulaf içerisine meyve ve fındık katılarak mükemmel  bir kahvaltı seçeneği yaratılabilir.

Kinoa: İçeriğindeki tam protein, amino asitler, magnezyum, demir sayesinde  doku onarımı ve sindirim sisteminin desteklenmesi konusunda yardımcıdır.Pirincin kullanılabileceği her yemekte kullanılabilir.

Tatlı patates: İçeriğindeki A ve C vitamini sayesinde oldukça besleyici olan bu sebzenin tadı da oldukça güzeldir.

sweet potatoes - Copy

Sağlıklı günlere

Yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar;

http://www.7renkorganizasyon.com

http://www.nlj.gov.jm/FeastingontheHeritage/avocadopear.htm

http://www.biriz.biz/rize/likapa/

http://www.howtolosebellyfatsolution.com/refined-vs-unrefined-coconut-oil

http://nutritionexpert.com/blog/2012/01/foodie-friday-chia-seeds/

http://gossipandstars.blogspot.com/2012/08/8-foods-that-helps-you-to-lose-weight.html

Çarşıdan Aldım 1 Tane Eve Geldim 1000 Tane “Bir Muhteşem Meyva “Nar”

Bir tablo izler gibi ortadan kesik bir narı izleyebilirim :)

images

Sanırım bu muhteşem lezzetle annemin Perihan Halası sayesinde tanışmıştım (ortalık batsa da elim kolum  yapış yapışta olsa hiiiiç birşeye karışmaz aksine daha da çok teşvik ederdi).  Ayıklaması ve yemesi biraz zahmetli de olsa ben küçüklüğümden beri nar yemeye bayılırım.  Benim çocukluğumun eğlenceli meyvası son birkaç yıldır kokteyllerin vaz geçilmez katkı maddesi, kış aylarının kurtarıcısı olarak her yerde her formda sunuluyor. Peki bu meyveyi bu kadar mucizevi hale getiren ne?

Nar içeriğindeki düşük şeker oranı ve bol posa sayesinde fazla şeker almadan vücudun posa ihtiyacının karşılanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca içeriğinde bulunan  C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyum sayesinde antioksidan özelliği ile tercih edilmesi gereken en özel meyvelerden biri.  Narın bu güzel lezzeti ve çekici görünümü  ile bedenimiz için pek çok faydası var;

  • İçeriğinde bulunan maddeler sayesinde kanserle savaşta etkilidir,
  • Tansiyonu düşürür & kalp sağlığını korur (tansiyon düşürücü etkisi sebebi ile haddinden fazla tüketilmemelidir),
  • Vücuttaki iltihaplanmayı azaltır,
  • Direnci arttırır,

Pomegranate_249298

  • Mide gazlarının giderilmesinde ve asit üretiminin azaltılmasında etkilidir,
  • İshali ve kusmayı azaltır, kabızlığın giderilmesine yardımcıdır,
  • İdrar söktürücü etkisi ile toksinlerin atılmasına yardımcı olur,
  • Kalorisinin az olması ve lifli olması sebebi ile kilo vermeye yardımcıdır,
  • Ayrıca içeriğindeki antioksidan madderler sayesinde beyin hücrelerinin yaşlanmasını da geciktirerek unutkanlık riskini azaltır.

Kim bu güzel görüntüye hayır diyebilir ki ….

A-pomegranate-007

Sağlıklı günlere

Yazının hazırlanmasında faydalanılan kaynaklar;

SADECE KARBONAT 2

Geçen hafta kaldığımız yerden karbonatın mutfak dışı kullanımına devam;

Yangın söndürücü: Özellikle kızartma yaparken hepimiz yangın tehlikesi ile karşı karşıya kalırız böyle olumsuz bir durum yaşadığınızda parlayan yağa bir avuç karbonat atarsanız oksijen akışını keseceğinizden dolayı yangını engelleyebilirsiniz.

Temiz kokulu çamaşırlar: Elbise dolabınıza bir kap içerisinde karbonat koyarsanız giysilerdeki kötü kokuları çekerek güzel kokulu elbiseleriniz olmasını sağlarsınız.

Mutfak süngerlerinin temizliğinde: 4 yemek kaşığı karbonat ve bir miktar ılık su içerisinde bekletilen süngerlerin daha temiz olduğunu görebilirsiniz.

Zemin temizliğinde: Küçük bir kova ılık suya ½ kahve fincanı karbonat karıştırarak zemini sildiğinizde daha çabuk ve hijyenik bir temizlik elde edebilirsiniz.

Buzdolabı kokularını gidermede: Buzdolabındaki kötü kokuları gidermek için küçük bir kaba koyacağınız 1 çorba kaşığı karbonatı dolabın ara raflarından birine yerleştirmeniz, ara sıra karıştırmanız ve ayda bir değiştirmeniz yeterli.

Meyva ve sebze temizliğinde: Meyve ve sebzeleri,  üzerlerindeki  balmumu, kir ve tarım ilacı artıklarından  arındırmak için küçük bir sünger üzerine dökeceğiniz karbonat ile  ovalamanız yeterli olacaktır.

Mobilya temizliğinde: Mobilyaların ve duvar boyalarının üzerindeki lekelerden kurtulmak için nemli sünger üzerine serpeceğiniz karbonat ile silmeniz ve sonrasında gene nemli bir bez ile artıkları almanız yeterlidir.

Elde yıkanan bulaşıkların temizliğinde: Elinizde yıkadığınız bulaşıklar için yıkama suyuna 2 çorba kaşığı karbonat eklediğinizde yağların daha çabuk çözüldüğünü gözlemleyebilirsiniz.

Mikro dalga fırın temizliğinde: Nemli sünger üzerine dökeceğiniz bol karbonatla bütün fırını silmeniz ve başka nemli bir bezle artıkları temizlemeniz yeterli.

Gargara olarak: Yarım bardak suya birkaç damla nane esansı ve 1 çay kaşığı karbonat ekleyerek gargara yaptığınızda daha temiz ve taze bir nefese kavuşacaksınız.

Kıyafetlerdeki yağ lekelerini çıkartmak için: Giysinizde oluşan yağ lekesi üzerine bir miktar karbonat döküp birkaç dakika beklettikten sonra nemli bir fırça ile fırçaladığınızda yağ lekesi kaybolacaktır.

Fırın temizliğinde: Fırının altına bir miktar karbonat dökün ve üzerine sprey şişesi ile su sıkın bir gece bekletip ertesi gün nemli bir bez ile fırının içini silin.

Kedi köpek yataklarının temizliğinde: Kedinizin/köpeğinizin yatağına bolca karbonat serpip 15 dakika bekleterek ve elektrik süpürgesi ile süpürdüğünüzde kötü kokuların yok olduğunu göreceksiniz.

Gümüş takımların temizliğinde: 3 kaşık karbonatı bir miktar su ile karıştırarak gümüş takımları yıkayıp kuru bir bez ile kuruladığınızda gümüşlerinizin daha parlak olduğunu görebilirsiniz.

Saç canlandırıcı olarak: Her zaman kullandığınız şampuanın içerisine bir miktar karbonat karıştırarak her zamanki şekilde yıkadığınızda saçlarınızın daha canlı ve parlak olduğunu göreceksiniz.

Duş perdesi temizliğinde: Nemli bir fırça üzerine bolca karbonat dökerek banyo perdelerinizi fırçalayarak asın ve kurumasını bekleyin, daha güçlü bir temizlik için karbonat karışımına 1 kaşık sirke de ekleyebilirsiniz.

Ayakkabı kokularını yok etmek için: Ayakkabınızın içerisine bir miktar karbonat dökün ve bir gece bekleyin ertesi gün ayakkabı içerisindeki karbonatı dökerek ayakkabılarınızı her zamanki biçimde saklayabilirsiniz.

Peluş Oyuncakların Temizliğinde: Oyuncağın üzerine bolca kabartma tozu dökün 15 dakika bekletin ve kuvvetlice fırçalayın, kalan karbonatı elektrik süpürgesi ile çektiğinizde daha temiz oyuncaklarınız olacaktır.

Banyo, küvet, lavabo vb. temizliğinde bir miktar limon ve karbonat ile yüzeyleri ovup duruladığınızda daha parlak bir zeminle karşılaşacaksınız.

Tek bir maddenin bu kadar çok işe yaraması sizce de inanılmaz değil mi?

Sağlıklı günlere

Yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar;

SADECE KARBONAT 1

Hemen hemen her mutfağın vaz geçilmezi olan karbonatın mutfak dışında da pek çok amaçla kullanıldığını biliyor muydunuz?

Antiasit: Özellikle mide rahatsızlığı olan kişilerin içme sularına bir miktar karbonat kattıklarında midelerinden rahatlama sağlandığı gözlemlenmiştir.

Banyo yaparken: Banyo yaptığınız suya yarım kahve fincanı kabartma tozu ve 2 çay kaşığı Hindistan cevizi yağı eklediğinizde cildinizin daha yumuşak olduğunu görebilirsiniz.

Deterjan Katkısı: Her yıkamada çamaşır deterjanınıza yarım kahve fincanı kabartma tozu kattığınızda çamaşırlarınızın daha temiz olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Böcek sokmalarına karşı: Böcek ısırıklarının üzerine bir miktar karbonat ile suyu karıştırıp krem kıvamında sürdüğünüzde tahrişin azaldığını gözlemleyeceksiniz.

Akü temizleyici: Akü başlarını çıkarttıktan sonra bir miktar su ile karıştırdığınız karbonat ile temizlediğiniz aküdeki asit korozyonunun azaldığını gözlemleyebilirsiniz.

Araba temizleyici: ¼ paket karbonat ile 1 litre ılık suyu karıştırarak ılık bir sünger yardımı ile arabanızı sildiğinizde kirlerin daha çabuk çıktığını gözlemleyebilirsiniz.

Halıya sinen kokulara karşı: Halının üzerine bolca karbonat serpip bir gece bekleterek elektrik süpürgesi ile süpürdüğünüzde halınıza sinen kokuların yok olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Saç fırçalarını ve tarakları temizlemek için: Bir miktar ılık su içerisine 1 tatlı kaşığı sirke ve karbonat ekleyerek saç fırçalarını ve taraklarını bir süre beklettiğinizde üzerlerinde biriken kir ve yağların ortadan kalktığını görebilirsiniz.

Bulaşık makinası temizliğinde: Üzerine bir miktar karbonat dökülmüş fırça ile bulaşık makinasının içi fırçalandığında kokuların ve kirlerin azaldığını görebilirsiniz.

Yemek taşıma kaplarının temizliği: Özellikle plastik malzemelerden üretilen yiyecek saklama kapları kullanılmadıkları zamanda koku yapabilirler bu nedenle kapları kaldırırken içlerine bir miktar karbonat eklediğinizde koku oluşumunun önüne geçebilirsiniz.

Takma dişlerin temizliğinde: İçerisinde bir miktar karbonat eklenen suyun içerisinde protez dişlerinizi beklettiğinizde daha temiz olduklarını görebilirsiniz.

Ellerin temizliği ve bakımında: Pompalı bir şişe içerisine 3 paket karbonat, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve biraz su ekleyerek oluşturduğunuz karışımla ellerinizi yıkadığınızda daha temiz ve bakımlı olduklarını göreceksiniz.

Cezve ve demlik temizliğinde: 1 litre suya ¼ paket kabartma tozu ekleyerek cezve ve demliğim içerisinde kaynattığınızda ve çevresini bu su ile ovduğunuzda inatçı lekelerin yok olduğunu göreceksiniz.

Lavobo temizliğinde: Yarım kahve fincanı karbonat ve 1,5 kahve fincanı sirkeyi karıştırarak üzerine bolca kaynar su döktüğünüzde tıkanıkların açıldığını ve kötü kokuların yok olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Diş Macunu: 2/3 kahve fincanı karbonat, 15 damla nane esansı ve macun kıvamına getirecek kadar suyu karıştırarak hem doğal hem de ucuz bir diş macunu elde edebilirsiniz.

Deodorant: Kokuya neden olan bakterileri etkisiz hale getirmek için bir miktar karbonatı pudra gibi koltuk altınıza serpebilirsiniz, daha etkili sonuç için ½ çay kaşığı karbonata birkaç damla limon ekleyerek köpürmesi azalınca koltuk altınıza sürebilirsiniz.

Yüz ve vücut temizliğinde: Haftada bir gün 3 ölçek karbonat, 1 ölçek su ve 1 çay kaşığı limon ile oluşturduğunuz karışım ile vücudunuzu ve yüzünüze ovalayarak yıkadığınızda daha parlak bir cilde sahip olabilirsiniz.

DEVAMI HAFTAYA:))

Yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar;

KABIZLIK :(

Yoğun çalışma temposu, hızlı yeme alışkanlığı, aşırı stres, sağlıksız gıdalar tüketme, hareketsizlik vb. nedenlerle pek çok insan hayatının bir döneminde kabızlık sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Hayatın hangi döneminde olursa olsun ortaya çıktığında insanın hayatını tatsızlaştıran bu rahatsızlığa bazen bile bile bazen de farkında olmadan yaptıklarımızla davetiye çıkarırız, kabızlığa sebebiyet veren başlıca nedenler;

Yeterince su içmemek fazla çay ve kahve tüketmek: Su içmek bağırsak içerisinde bulunan posalı gıdaların şişmesini sağlayarak bağırsak uyarımını sağlar ve kabızlık sorununu azaltır. Fakat yeterince ve sağlıklı su içmek yerine pek çok kişi tarafından yapılan bir yanlış vardır ki o da susuzluk ihtiyacını çay, kahve ya da asitli gıdalar tüketerek gidermeye çalışmak, bu alışkanlık içeriğinde bulunan kafein, tenin ve katkı maddeleri nedeni ile kabızlığın daha da artmasına sebep olmaktadır.

Hareketsizlik: Özellikle oturarak çalışan kişilerin gün içerisinde hareketsiz kalmasında dolayı diğer tüm organlar gibi bağırsak da hareketsizleşmekte ve iç akışını sağlayamamaktadır, bu sebepten dolayı dışkılama gecikmekte/gerçekleşmemektedir.

Lifli gıdalar tüketmemek: Bezelye, portakal, brokoli, domates, yeşil salata, incir, kayısı, kuru bakliyat vb. gıdalar tüketmek yerine protein ağırlıklı ve kuru gıdalar tüketmek bağırsak akışını yavaşlatmakta ve kabızlığa sebebiyet vermektedir.

Stres ve depresyon: Stres ve depresyon genel olarak vücudun genel dengesini olumsuz etkilediğinden ve yavaş işlemesini sağladığından dolayı bağırsak da direk olarak bu olumsuzluktan etkilenmektedir. Zaten kimi yerlerde ikinci beyin olarak tanımlanan bağırsaklar bedende açığa çıkan olumsuz sinyalleri ilk algılayan ve kendisini savunmaya alan organların başında gelir.

Tuvalete gitmeyi ertelemek: Özellikle çalışan insanlar ortak tuvaletleri kullanmama/ kullanamama alışkanlıklarından dolayı tuvalet ihtiyaçlarını ertelemekte ve evlerine gidene kadar beklemeyi tercih etmektedirler, bu sorun zamanla bağırsakların tembelleşmesine ve hemoroid olarak adlandırılan bir başka sağlık sorununun meydana gelmesine neden olmaktadır.

Kullanılan ilaçlar: Özellikle kabızlık sorununa karşı kullanılan bazı ilaçlar zamanla bağırsak tembelliğine sebebiyet vermekte olup bu ilaçlar kullanılmadığında dışkılama gerçekleşemediğinden ilaçlara bağımlı hale gelinmektedir. Ayrıca kuvvetli ağrı kesiciler, antidepresanlar, demir hapları ve mide asidini azaltıcı ilaçların emilimi de bağırsaklardan yapıldığından kabızlığa neden olabilmektedir.

Uzun süreli kabızlık sorunu zaman içerisinde hemoroid, fissür, apse vb. hastalıklara sebebiyet vermektedir. Hemoroid oluşumunda kalıtım önemli olsa da asıl sebep kabızlığa bağlı olarak tuvalette uzun süreli kalmak ve ıkınmadır. Uzun süreli tuvalette kalmaya ve zorlanmaya bağlı olarak bağ dokusunda zayıflama ve damar genişlemesi olmaktadır.

Kabızlık ve kabızlığa bağlı hastalıklardan biri olan hemoroidden kaçınmak için;

  • Günlük menüye muhakkak lifli sebzeler eklenmeli,
  • Her gün meyva tüketilmeli,
  • Sık ve bol su içilmeli,
  • Mümkünse kepekli ekmek tüketilmeli,
  • Mümkün olduğunca aynı saatte tuvalete gidilmelidir.

Kabızlığı azaltıcı karışım;

Tamamı bağırsak çalıştırıcı özelliklere sahip meyvalardan oluşan bu karışımı püre haline getirerek gün içerisinde tüketebileceğiniz gibi suyunu sıkarak da içebilirsiniz.

  • 2 Ölçü Çilek
  • 1 Ölçü Pembe Greyfurt
  • 1 Portakal

Afiyet olsun

Yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar;

Saglıklı günlere